Havalı Sözler

havalı sözler

Havalı sözler yazmızda kısa havalı sözler, duruma yazılacak havalı yazılar ve afilli havalı mesajlar bulabilirsiniz.

Havalı Sözler

Kendini bu kadar önemseme! Gözümdeki değer kadarsın. Düşersen yanarsın. İçimdeki alev seni yakcak kadar güçlü. Bunu bir gün anladığında cehennemde buluşalım.

Kelimelerin kifayetsiz olduğunu anladığım gün dilimi değil beynimi çalıştırdım. Sonra da sustum.

Sağır ve dilsiz olmak doğuştan gelen bir şey değil, dilin varken ve kulağın duyarken de haddin olmayan şeyleri dinleme ve konuşma. Karşılıklı sevgi de neymiş! Ben sevgimi kimseyle kıyaslamam.

Bir gün gülüşünü solduran biri olursa aklına beni getir. Bir gülüşüne bin ömür feda ettiğimi hatırla. Geçirdiğin kış benim yazım olacak bunu hiç unutma. Soldurduğun güllerim, senin soğuk güzlerin olacak.

Ben bela okumam, belayı veren Rahman’dır. Bir gün benden gittiğinde ruhuna okuyacağım lanet, seni cehenneme kadar götürecek demiştim. Şimdi cehennemin içindesin ve ben laneti üzerinden çekmeyeceğim.

Ben ruhlarla değil, suçlarla yaşıyorum. Kaldır başını, gökyüzüne bak. Orada olan bulutlar kadar senden uzaklaştım.

Daha fazlası için Biyografi Sözleri

Olgunluk yaşta değil, başta bitiyor. Bu yüzden her sıkıntının sonunda kahkaha atıyorum. İşte o zaman her şey başlıyor. Bilmem kaçıncı sabaha uyandım diye yakınma! Ben bugünden sonra yaşıyorum.

Güne başladığım her günüm yeni başlangıçların doğuşudur. Geçmişte kalan anıları sil ve at. Sana kötü zamanları hatırlatan anlamlı şeyleri çöpe at. Her zaman hayatında iyi şeyler kalsın.

Ben sana nasıl ağır geliyorsam, sen de bana o kadar ağır geliyorsun. Belediye işçisinin kaldırım taşını kaldırdığı kadardır yüküm. Yalnızlık tacı giymek, halkın karşısında yalan söyleyen kraldan daha da kraldır.

Her aşık olduğumda ilk defa aşık olduğumu hissediyorum. Geçmişin günahını yeni insanlara yüklemem. Öyle bir yürü ki, arkandan bakakalsınlar. Gökyüzüne öyle bir bak ki, bulutlar bakışlarını kıskansın.

Yıldızları sayarken kaç tane olduğunu unutuyoruz ya; senden sonra kaç kişi oldu unuttum. Sen daha unuttun mu beni diyorsun. Bırakıp gidince ne oluyor sanıyorsun? Her şey yerinde kalmayacak. Senin için durdurduğum dünyam dönmeye devam edecek.

Geçmişle hesaplaşmayı bıraktım, gelecekle ilgili endişelenmekten vazgeçtim, ben bugünde yaşıyorum.

Günümü aydınlatan Güneş olsa da, sen benim hayatımı karartıyorsun.

Hayatımdan çıkan insan sayısı arttıkça kendime ayırdığım zaman artıyor. Gereksiz insanlara ayırdığım zamana acıyorum. Boşuna geçen zaman gibi…

Bencillik oldukça, dünyada kadınlar ve çocuklar ölmeye devam edecek. Bırakın kader laflarını! Ne zaman tam olarak Allah’a teslim oldunuz ki?

Kendimi yalnızlığa asmadım, yalnızlığı kendime dost ettim. İnsanların kötülüklerine şahit oldukça, bitkilerin yararına daha çok inanmaya başlıyorum. Dünyada Vejetaryenlik emredilmeli! Çünkü Hayvanlar insanlardan daha çok yaşamayı hak ediyor.

Kötülük arttıkça iyilik yapma isteği de bitiyor.

Zeyna savaşçı bir kadınsa, savaşçı olmak isteyen tüm kadınlar Zeyna’nın askerleridir.

Afilli Havalı Mesajlar

İnsanların en iyi alameti nankör olmayanıdır. Nankörlük, karşıdaki kişinin bir davranışı sonucu ortaya çıkar; İyi davranış sonucunda.

Eskiden bu kadar çok oda yoktu. Yürekler geniş, evler küçüktü. Şimdi de 3 oda 1 salona yetmiyor insanlar. Evler küçükken gönüller genişti, gönüller küçülünce evler büyümeye başladı.

Sadece Pahalı hediyelerden hoşlanmak zarafet değil, basitliktir. Öz anne iş yaptırır, üvey anne iş kitler.

Kimileri sorunlarını konuşarak atar, kimileri içinde yaşar. Yaşamanın adı aşksa; ben yalnızlığımla aşk yaşıyorum.

Eskiden tek bir yastıkta uyuyan çiftler şimdi küsünce kanepede uyuyor. Ama sen bildiğini okuma, benimsediğini oku.

Bilmem kaçıncı otobüs geçti buradan, sen gelmedin. Gelseydin iyi olurdu ama gelmediğin daha iyi oldu. Sen beni aldatmadın, sen kendi şerefini aldattın.

Çocuklar, büyük adam olmayı “büyümek” zannederken; büyükler büyük adam olmayı “mevki-para” sanıyor. Bir elmas kadar değerin olsaydı, kalbin taş değil,  adın Elmas olurdu.

Gözlerine bakınca dünyayı değil, cehennemi gördüğümden beri seni cehennemin dibine attım. Yazılanlar kâğıtta kalır. Sözler ise kalbi parçalar.

Seni sevmek, okyanusta kaybolmak gibi bir şeydi. Nereye gideceğimi bile bilmiyordum. Her şeyi bırak yerinde kalsın. Dağınık insanlar, eşyaları düzelince bulamazlar. Bizim de ilişkimiz dağınık kalsın. Kalbini bulsam, bana yeter. Sen güldüğünde kurbağalar cirit atıyor.

Şehri terk edince acılar azalır mı? Beni terk ettiğin gibi ben de şehri terk etsem kırılır mı kuşlar bana? Gitmek kalmaktan daha kolaysa neden zoru seçiyoruz? Akışına bırakınca hiçbir şey yoluna girmiyor. Mücadele, kişinin başarısının yarısıdır.

Her şey senin bıraktığın gibi kaldı. Elimi değdirip mikrop kapmak istemedim. Resimlerdeki sahte gülüşün, senin bana olan sahte sevgin gibiydi. Görüntüsü güzel olsa da, doğal hali bambaşkaydı.

Sen gelince kırmızı halı değil, kamp çadırlarını alıp geleceğim. Birlikte bir dağın tepesinde uyanmaktan daha güzel bir şey varsa o da dağın tepesinde manzaraya bakarak çay içmektir.

Çalışmadığın her gün, eksiye düştüğün gündür. Tokluk sendromu yaşadıkça, aç olduğunu asla anlamayacaksın.

“Kilo aldıkça beni daha çok sevecek misin?” diye soran kadına cevap veren adam “sana kilo aldıran benim çocuğum, neden daha çok sevmeyeyim ki?” Diye karşılık verdi.

Annesiz büyüyen çocukların kalbinde her zaman bir tohum vardır. Tohum büyüyünce, insanlar yeşillenmeye başlar.

Havalı sözler yazımızın sonuna geldik.

1 Yorum var! Yorum Yap

Bir cevap yazın